Çanakkale içinde artık zehir akıyor

Gökhan Karakaş – Çanakkale Boğazı’na dökülen Sarıçay’da yapılan araştırmada, akarsuda kadmiyum, kurşun, çinko, nikel ve arsenik gibi zehirli …
Gündem - 18 Aralık 2021 00:36 A A

Gökhan Karakaş – Çanakkale Boğazı’na dökülen Sarıçay’da yapılan araştırmada, akarsuda kadmiyum, kurşun, çinko, nikel ve arsenik gibi zehirli metaller olduğu saptandı. Uzmanlar bu zehirli maddelerin, aşırı gübre kullanımı kaynaklı ya da havzadaki maden yataklarından çaya karışarak Çanakkale Boğazı’na ulaştığını belirterek, kirlenmenin denize ve çevreye büyük zarar verebileceğinin altını çizdi. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Evren Erginal “Ne yazık ki şehre güzellik katan Çanakkale çayında ekolojik tehdit büyüyor. Metallerin balıklara ve diğer canlılara geçip geçmediği araştırılmalı” dedi.

Çanakkale’nin 8 akarsuyundan biri olan ve şehir merkezini ikiye bölerek turistik ve ekonomik değer katan Çanakkale Çayı (Sarıçay) son günlerde koyulaşan renginin yanı sıra çamur tabakasının su yüzeyine gelmesiyle dikkat çekiyor.

NİKEL, KURŞUN YÜKSEK RİSKLİ

600 bin kişinin yaşadığı ilin merkezine güzellik katan Çanakkale çayında yaz aylarında beliren koku artık kış günlerinde de kendini gösteriyor. Şehrin önemli coğrafi değerlerinden olmasının yanında İnönü, Atatürk ve Troya isimli 3 köprü ile çevresinde yüzlerce tesisin kurulmasını sağlayan akarsudaki kirliliğin izini süren uzmanlar ağır metal kirliliğiyle karşılaştı.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Evren Erginal ve öğrencisi Araştırma Görevlisi Taylan Akarsu, ÇOMÜ Bilimsel Araştırma Projeleri biriminin desteğiyle çayın dip çökellerini detaylı araştırdı. Balıkçı teknesiyle çayın 26 farklı yerindeki farklı derinliklerinden örnekler alan Taylan Akarsu akarsudaki kirliliğin boyutlarını ortaya çıkarttı. Yüksek lisans çalışmasını tamamlayan Akarsu, elde ettikleri örneklerde kadmiyum, kurşun, çinko, nikel ve arsenik gibi ağır ve zehirli metallerin olduğunu belirtti.

Örneklerin Kanada’daki Bureau Veritas’ın ACME laboratuvarına gönderildiğini belirten Prof. Dr. Ahmet Evren Erginal, renk ve görüntü değişimiyle görünür olan ekolojik riske dikkat çekti. Prof. Dr. Erginal, şehrin en önemli su kaynağı çayın dip çökellerindeki aşırı metal zenginleşmesinin ekolojik riski günden güne arttığını belgelediklerini belirtirken görüşlerini Milliyet’e açıkladı. Prof. Dr. Erginal, “Elde edilen verilerden her bir örnekteki metal zenginleşmesi ve jeoakümülasyon indeksi hesaplamaları sonrasında metal zenginleşmesinden kaynaklanan ekolojik risk seviyesini sayısal olarak hesapladık. Örneklerde krom, nikel, kurşun, bizmut, çinko, mangan, arsenik ve özellikle kadmiyum zenginleşmesi var. Orta ve yüksek düzeyde toplam metal zenginleşmesi belirledik. Kadmiyum orta düzeyde, nikel ve kurşun ise çok yüksek düzeyde risk oluşturuyor” dedi.

GÖRÜNTÜ KİRLİLİĞİ, KOKU

Prof. Dr. Erginal, şunları anlattı: “Kadmiyum, kurşun, çinko, nikel ve arsenik fazla gübre kullanımı ve pestisitlerden (zararlı organizmalara karşı tarım ilacı) kaynaklanabilir. Çayın geçtiği havzadaki maden yataklarından da gelebilir. Nikel ve arsenik ise kömür tüketimiyle ilişkili olabilir. Atmosferik kaynaklı ağır metal çökelimi ve tarımsal faaliyetler dışında çayın denize döküldüğü kesime kadar uzanan kanal boyunca şehirsel atık suların etkisine de maruz kalıyor. Çayın yatağında ekolojik risk seviyesinin günden güne artması endişe verici. Metaller fazla yoğun olduğu için toksik yani zehirleyici etki gösterirler.

Ortaya çıkan görüntü kirliliği ve kötü koku çevreyi olumsuz etkiliyor. Çay yatağında civa ve arsenik gibi metalleri nispeten düşük miktarda belirledik ama kadmiyum, nikel ve kurşun çok yüksek.”  

Gündem - 00:36 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.