Futbol sanatının kalemi kramponlar

Can Çırnaz – Futbol tutkunu çoğu kişinin ilgilendiği bir konu da, oyunun aslında en önemli yanlarından biri olan futbolcu kramponları. Kramponlar …
Gündem - 20 Aralık 2021 04:03 A A

Can Çırnaz – Futbol tutkunu çoğu kişinin ilgilendiği bir konu da, oyunun aslında en önemli yanlarından biri olan futbolcu kramponları. Kramponlar, günümüzde birkaç büyük marka tarafından domine edilen, en son ürünlerin tanıtımı için futbolculara astronomik paraların ödendiği bir alan haline dönüştü. Ancak durum her zaman böyle değildi.

Kramponun tarihi tahmin ettiğinizden çok daha eskilere dayanıyor. İlk kramponlar, İngiltere Kralı 8.Henry’nin dolabında bulundu. Kramponların kralın kişisel ayakkabıcısı Cornelius Johnson tarafından 1525 yılında yapıldığı ifade ediliyor. İlk üretilen kramponlar bot şeklinde bilekliydi. Bu dönemde futbolcular demir başlığı olan bu botları giyiyor, toprak sahaya tutunmak için de botların altına çiviler yerleştiriyordu. 1800’lü yılların sonunda futbolun kuralları netleşene kadar, oyunlar oldukça sert geçiyor, yerel fabrikalar ve köy takımları arasında oynanan maçlar kırık kemikler ve travmalarla sonlanıyordu.

Oyunun kurallarının kesinleşmesi ve çok daha popüler hale gelmesiyle, daha uygun ayakkabılar için ihtiyaç arttı. Böylece günümüzde kullanılanlara çok daha benzeyen, deriden, kısa bilekli ve altında yuvarlak şekilli çivilerin bulunduğu kramponlar kullanılmaya başlandı.

İlk renkli krampon!

Bu dönemde Gola, Valsport ve Hummel gibi üreticiler sadece kahverengi ve siyah deriden üretilen ilk markalı ürünleri piyasaya sürdü. Dassler Kardeşler’in 1924 yılında bu piyasaya girişi, futbol tarihini etkileyecek bir adım oldu. Adidas bu dönemde ilk değiştirilebilir çivili kramponları üretti.,

2. Dünya Savaşı’nın ardından, uluslararası maçların da artması ve yolculukların çoğalmasıyla, daha hafif ve modern kramponlar kullanılmaya başlandı. Dünya Kupası’nın da popülerlik kazandığı bu dönemde Adidas ve Puma arasındaki rekabet dikkat çekiyordu. Dassler Kardeşler artık Adidas ve Puma markaları altında rakip olmuşlardı.

1960’lı yıllarda sentetik malzemelerin de kullanılmasıyla ürünler iyice gelişti ve hafifleşti. Dönemin yıldızı Pele, 1962 Dünya Kupası’nda Puma markalı kramponlarıyla hafızalara kazındı. Ancak Adidas kısa sürede rakibine yetişti ve geçti. Bu dönemde Mitre, Asics ve Joma gibi markalar da piyasaya girdi. 1970’li yıllarda futbolcular giydikleri marka üzerinden sponsorluk anlaşmalarıyla para kazanmaya başladılar. Bu dönemde ilk kez renkli bir krampon piyasaya sürüldü. İngiliz futbolcu Alan Ball, beyaz renkli Hummel markalı kramponlarıyla büyük dikkat çekmişti. Bu dönemde Adidas ise oyuna damgasını vuracak ve tarihte yerini alacak olan ‘Copa Mundial’ modelini piyasaya sürdü. İtalyan markası Diadora da bu dönemde oyuna dahil oldu.

‘Kauçuk’ mucizesi!

1980’li ve 90’lı yıllarda teknolojik gelişmeler kramponlara da yansıdı. Bunun en dikkat çekici örneği eski Liverpool oyuncusu Craig Johnston’ın futbolu bıraktıktan sonra ürettiği prototip oldu. Kramponun üzerine kauçuk parçalar ekleyerek topa daha rahat yön verileceğini iddia eden Johnston’ın üretimi, önceleri tüm büyük markalar tarafından reddedildi. Adidas bu dönemde maddi olarak çok zor bir durumda ve iflasın eşiğindeydi. Fikrinin arkasında duran Johnston, kendisini reddeden Adidas’a giderek bir toplantıyı bastı ve hazırladığı videoyu izletti.

Yöneticilerin videoyu izledikten sonra Johnston’ı ayakta alkışladığı ve kendisiyle özel anlaşma imzalanması için talimat verdiği ifade edilir. Bu sayede Adidas’ın ‘Predator’ adını verdiği model seri üretime girdi ve krampon tarihinde bir mihenk taşı oldu.

94’te ABD’deki Dünya Kupası’yla lansmanı yapılan Predator büyük bir başarı getirdi. Ancak bu dönemde sahneye bir başka büyük ismin girişine tanık olduk. 90’lı yıllarda, daha önce bu alanda ciddi bir faaliyet göstermeyen Nike, futbol kramponlarının piyasaya sürdü. İlk yıllarda Adidas’ın gerisinde kalan Nike, özellikle 90’lı yılların sonları ve 2000’li yıllarda büyük bir sıçrama yaparak futbol pazarının en önemli markalarından biri haline geldi ve çok sayıda yıldız isim ile anlaştı. Son yıllarda artık kramponlar genellikle deriden değil, sentetik ve hafif malzemelerden üretiliyor; devrimsel özelliklerden ziyade, dikkat çekici renkleri ve futbolcu sponsorluklarıyla pastadan pay almaya çalışıyor.

Gelmiş geçmiş en ikonik kramponlar

1 – Adidas Copa Mundial: Diego Maradona ve Franz Beckenbauer tarafından giyilmiş bir efsane. 80’li ve 90’lı yıllarda büyüyenler bu kramponların tüm dünyada yeşil sahalara hakim olduğunu hatırlayacaktır. ‘İkonik’ kelimesinin sözlük anlamı bu kramponlar.

2 – Adidas Predator Mania: Predator serisinin çok sayıda modeli bu listede yer alabilir ancak bunların en ünlüsü hiç şüphesiz ‘Mania’ modeli. David Beckham’ın 2002 Dünya Kupası’nda kullandığı bu modeli ayrıca Zidane, Del Piero, Rui Costa, Gerrard ve Xavi gibi isimler giydi.

3 –  Nike Mercurial: Nike’ın en başarılı serilerinden biri olan kramponun en unutulmaz ilk modeli; Brezilya bayrağı renkleriyle süslü olan ve ‘gerçek’ Ronaldo’nun ayağında göremeye alıştığımız versiyonu. 98 Dünya Kupası’nı finalde kaybeden Ronaldo’nun bu kramponu efsane olarak anılıyor.

4 Puma King: Puma’nın en ikonik kramponu. Pele, Maradona, Cruyff gibi isimlerin bu modeli tercih ettiğini söylersek, herhalde yeterli olur.

5 Nike Tiempo: Nike’ın futbol dünyasına ilk büyük girişini yaptığı model. Eric Cantona, Paolo Maldini ve Mercurial’a geçmeden önce Ronaldo tarafından giyildi. Cantona’nın yakasını kaldırdığı formasının altında klasik siyah-beyaz renkleriyle unutulmaz bir görüntü yarattı. Ronaldinho’nun da tercihiydi.

6 Nike Total 90: Nike’ın büyük atılım yaptığı dönemlerde piyasaya sürülen modeli. Luis Figo, Roberto Carlos, Ronaldinho gibi isimler giyiyordu. Ancak modelin asıl başarısı, neredeyse her halı sahada tüm gençlerin tercih ettiği bir model olmasıydı.

7 Adidas Predator Accelerator: 98 Dünya Kupası’yla hafızalara kazınan bir diğer krampon. Ancak bu sefer kaybeden Ronaldo’nun değil, kazanan Zidane’ın Predator’leri.

8 Mizuno Wave Cup: ‘Bilen bilir’ tadında bir marka olan Japonya merkezli Mizuno’nun Rivaldo’ya giydirdiği model. Yumuşaklığı ile teknik oyuncuların tercihi.

9 Umbro Speciali: 90’lı yılların unutulmaz modellerinden biri. Özellikle İngiltere’de büyük sükse yarattı ve Alan Shearer ve Michael Owen gibi isimler tarafından tercih edildi.

10 Diadora Brasil: İtalyan markası Diadora’nın en akıllarda kalan modeli. Roberto Baggio ve Marco Van Basten tarafından giyildi. Sarı logosuyla 90’ların bir başka akıllarda yer eden modeli.

Gündem - 04:03 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.